En Mutlu An
Çok kıymetli lisans tezim için bir eve davet edilmiş ve Emine Teyze ile sohbet ediyordum. Beni sevmişti; sohbet etmeyi sevdiği de her halinden belli oluyordu. Hazır sohbetimiz akıp giderken, asıl sormak istediğim soruyu da araya sıkıştırmak istedim. "Emine Teyze, bu okul ödevimden ayrı bir soru soracağım sana," dedim. "Sor onu da sor," dedi, gülümseyerek. "Hayatının en mutlu anı neydi?" Anlamamıştı. "Bunca yıldır yaşadın, bu kadar çocuk büyüttün. Tüm hayatın boyunca, içinde 'işte bu' dediğin, en mutlu anın neydi?" diye açıkladım. "İyi yani, çok şükür geçti hayat." "Ama en mutlu anın neydi?" diye üsteledim. "Kızları gelin ettim, tertemiz." "Telli duvaklı gelin ettin..." "Evet. Namus zor, insan ne için yaşar? Namusu için yaşar. Namus şimdi çok zor," dedi. Emine Teyze ile daha önce, tezimin görüşme soruları arasında 'namus' hakkında da konuşmuştuk. Şimdi bu konuya kendiliğinden değin...


.jpg)